Foça

0
289

Foça Butik Otel 1887; Foça İzmir’in bir ilçesi olup İzmir ve Çandarlı körfezleri arasında bir yarım ada üzerinde konumlanmıştır. Foça’ya yolu düşen birçok insan Foça’ yı farklı farklı isimlendirir. Kimine göre yosun kokan kent, kimine göre denizcilerin yurdu, kimine göre balıkçı kasabası, kimine göre en güzel gökyüzüne sahip yer, kimine göre turizm kasabası, kimine göre bir sahil kenti… Her gelende farklı hisler uyandırır Foça, bu nedenle Foça’nın kimliği kim nasıl isimlendirir ise o şekildedir.

Foça matruşka gibidir, sürekli bir şeyler çıkar içerisinden. Başlangıçta sessiz sakin bir kasaba olduğu kanısına varılabilir; ancak mavinin yeşille buluştuğu koylar, tepeler, taş sokaklar, Rum evleri, masmavi bir deniz ve anlatılan efsaneleri ile bir bütündür Foça. Rüzgarı olmazsa olmazıdır ama bir ezgi gibi, ılık ılık dokunur insana.

Yosun Kokan Kent Foça

Kimine göre yosun kokan kent olan Foça, Akdeniz Fokunun da yurdu sayılır. Günümüzde nesli tükenmekte olan Akdeniz Fokunun üreme alanlarından biridir. Dünyada toplam 400 adet olan Akdeniz Foku, Foçalılar için oldukça önemlidir. Genelde yaşam alanı Foça’nın güzel adalarından biri olan Orak Adası ve Siren kayalıkları civarıdır. Oradaki mağaraların içerisinde yaşarlar. bu nedenle o bölgede dalış yapmak, balık avlamak, tekne gezilerinin dolaşması yasaklanmıştır.

Denizcilerin yurdudur Foça. Antik çağ döneminde Phokaia’ lılar denizcilik konusunda oldukça başarılıymış. 50 kürekli, 500 yolcu kapasiteli tekneler inşa ederlermiş.Üstün zekaları ve mühendislik bilgileri ile de Akdeniz ve Karadeniz’de birçok koloni kurmuşlardır. Helenler önemli olayları efsane haline getirmeyi çok severlermiş. Marsilya kolonisinin kuruluşu ile ilgili bir hikayeyi şse Marius Dubois şu şekilde aktarır:

“Bir grup Phokaialı denizci, kaptanları Prontis’in başkanlığında kendilerine yeni bir pazar yeri arayarak seyahat etmekteydi. Bugünkü Marsilya’ nın Eski Limanı olarak adlandırılan Lacydon Koyu’na yanaştılar. Protis, bölgede yaşayan Liguralıların kralı tarafından bir ziyafete davet edilir. Liguralılar, Kent soyundan gelen Galyalılardır. Verdikleri ziyafet ise sıradan bir şölen değildi, kralları Nannos’un kızının evlenmek üzere eşini seçeceği geleneksel bir törendir. Prenses Gyptis, Kaptan Prontis’i görür görmez onu çok beğenir. Elindeki kutsal kadehteki içkiyi Ptontis’e sunarak kocası olma onurunu ona bahşetmiştir. ( Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki kadehte şarap değil, su vardır, çünkü Liguralılar o zamanlar daha şarabı bilmezlermiş).Genç çift evlenirler ve Kral Nannos, Lacydon Koyunun kuzeyindeki tepeyi onlara düğün hediyesi olarak verir. Burada kurulan yerleşim, Fransa’nın en eski şehri
olan Marsilya haline gelmiştir. Sözün gümüş, sükutun altın olduğu yerdir Foça.

Foça Gal Horozu

Marsilya’ nın sembolü olan Gal horozu ise Foça’dan gitmiştir. Phokaia’ lılar, tahtadan horoz heykellerini meclislerine, tapınaklarına ve gemilerinin burunlarına koyarlarmış. Dirliği, birliğin, erken uyanışın sembolü olan horoz, Phokaia’ lıların da sembolüydü.

Günümüzde Foça’nın sembolü foklarla özdeşleşmiştir. Hediyelik eşyaların üzerinde Foça Hatırası olarak fokların figürleri bulunur.

Vakti zamanında balıkçı kasabası olan Foça’ lıların geçim kaynağı balıkçılıktı. Ancak günümüzde yasak avlanma, yanlış yönetilen politikalar sonucu gitgide tükenme noktasına gelmiştir. Azalan balık miktarından dolayı bu durum balık fiyatlarına da yansımıştır.

Turizm ise Foça’nın diğer geçim kaynaklarından biridir. Günümüzde konaklama ve Otel tesislerinin sayısı Foça’da gün geçtikçe artmaktadır. Bir kısmı aie tarafından işletilen bu otellerin oda sayıları ise genelde 10-20 odasında sınırlı kalmaktadır. bu nedenle Foça’ya gidecek olursanız muhakkak önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Özellikle yaz mevsiminde ve özel günlerde Foça konaklama tesislerinde yüzde yüz doluluk sağlanmaktadır. Nasıl olsa Foça’ya gidince yer bulurum derseniz, tatil planınızı değiştirmek durumunda kalabilirsiniz.

Foça Tarihi Ve Doğal Güzellikleri

Foça birinci derece sit alanı olmasından ötürü doğal güzelliklerini ve tarihini koruyabilmeyi başarabilmiş durumdadır. Çünkü yapılaşmaya izin verilmemektedir. Foça’nın dar sokaklarında dolaşırken tarihin izlerine tanıklık edersiniz. Bir çok taş ev Rumlardan kalmadır. Bu evlerin bir kısmı restore edilmiştir. Evlerin genel bir özelliği vardır, yapıldıkları tarih binanın üzerinde yazar. Taş evler, restore edildikten sonra renkli boyanan kapı ve pencereleriyle sokaklara ayrı bir ahenk vermektedirler. Bu sokaklarda dolaşırken kaybolmak istersiniz, hele bir de gün batımına denk geliyorsanız, gökyüzünün rengarenk dünyası sizi alıp götürür ve buradan hiç kopmak istemezsiniz. Muhtemelen gezerken de Karataşa basmışsınızdır. Foça’da dilden dile dolaşan bir Karataş efsanesi vardır ki, her kim ki bu karataşa basarsa Foça’ya sevdalanır, basireti bağlanır ve Foça’dan kopmak istemez. Ancak
karataşın nerede olduğu ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Eğer ki tekrar tekrar dönüp Foça’ya gelirseniz, Foça’dan kopmak istemezseniz bilin ki siz de o Karataşa basmışsınızdır.

Foça’nın dar sokaklarının hemen hemen hepsi denize çıkar. Bu güzeller güzeli antik kent, üzerinde kale ve tarihi kalıntıların bulunduğu burunla ikiye ayrılır. Ortaya iki tane güzel manzaralara ev sahipliği yapan koy çıkar. Burnun kuzeyindeki koya Küçük Deniz Sahil Caddesi, güneyindekine ise Büyük Deniz Sahil Caddesi adı verilir. Küçük Deniz ve Büyük Deniz’in hikayesi ise şöyle anlatılır:

Foça Küçük Ve Büyük Deniz

Yaklaşık 150 yıl önce kadar Küçükdeniz’ de Panayot adında bir balıkçı yaşar. Geçimini balıkçılıkla sağlar, evli ve çocuğu yoktu. Büyükdeniz’de ise Hüseyin adında bir balıkçı yaşar, evli ve onun da çocuğu yoktu. Her ikisi de dinine bağlı ve mutlu bir evlilikleri vardı. Panayot ve Hüseyin birbirlerini şahsen tanırlar ancak samimiyetleri yoktu. Balığa çıktıkları bir gün hava bozar ve Panayot’un sandalı dalgaların sıçrattığı sulardan arıza yapar ve dalgaların
arasında sürüklenmeye başlar, onu gören Hüseyin ise hemen yardımına koşar, Panayot’un sandalını Hüseyin’inkine bağlayıp kimseye bir şey olmadan kıyıya gelirler. O günden sonra her ikisi de sıkı dost olurlar. Günler geçer ve her ikisinin de eşi de hamiledir, bir gün ara ile çocuklar doğar ve Panayot’un bir oğlu olur, adını Talaşa koyar, Hüseyin’in ki ise kız olur ve adını Deniz koyar. Talaşa ise Rumca da Deniz anlamına gelir, bu tesadüfen etkilenen iki arkadaş Hüseyin’in çocuğunu Migalo Talasa-Büyük Deniz, Panayot’un çocuğunu Mikro Talasa-Küçük Deniz diye çağırmaya başlarlar.

Foça’da neredeyse her bir yerin ayrı hikayesi vardır. Efsaneleriyle yaşayan bir kenttir. Yolu düşen herkesi kendine hayran bıraktırır.

Foça’da bu hikayeleri dinerken bir yandan Cenvizliler’in inşa ettiği Foça Kalesini görmeden gitmeyin. Foça Kalesi, günümüzde UNESCO Dünya Geçici Miras Listesindedir. Buradan güneşi batırmak insana ayrı bir keyif veriyor. Kalenin tam karşısında ise Foça’nın deniz feneri yer almaktadır. Karşısında bulunan irili ufaklı koylara ise gün içerisinde ulaşmak oldukça kolaydır. Sahilde bulunan teknelerden birini kiralayıp birbirinden güzel koyları keşfetme imkanınız olur. İngiliz burnu, Orak Adası, Siren Kayalıkları, İncir Adası, Atatürk Adası, Fener Adası, Metalik Ada; Foça’nın büyüklü küçüklü muhteşem manzarasına sahip adalarıdır. Kuş gözlemine meraklı iseniz, bu adaları ziyaret ederek kuş gözlemi yapabilirsiniz.

Foça Gezilecek Yerler

Foça’da yapılacak bir çok aktivite vardır. Rüzgarı bol olduğundan rüzgar sörfü için uygun bir alandır. Denize tutkunuz varsa balık tutmak ayrı bir heyecan yaratır insanda. Foça’nın bazı bölgelerinde dalış yapılabilmektedir, burada su altının renkli dünyasına tanıklık edebilir, yanınızdan balıkların süzülüşünü zevkle izleyebilirisiniz. Eğer ilk defa dalış yapacaksanız Foça-Yeni Foça arasında bir tane dalış okulu bulunmaktadır, orayı ziyaret ederek detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Bisiklet kiralayarak Foça’ yı bir de böyle keşfetmeye ne dersiniz! Foça’nın dar sokaklarında zaten araba kullanmak bazen insanı gerebiliyor, o nedenle bisiklet kiralama işi yapan yere uğrayarak istediğiniz bisikleti kiralayabilirsiniz.

Tarih meraklısıysanız Foça zaten tam size göre. Athena Tapınağı, Kybele Açık hava Tapınağı, Tiyatro, Arkaik Duvar, Dış Kale, Şeytan Hamamı, Mozaikler, Su Kemerleri, Fatih Camii, Kayalar Camii, Osmanlı Mezarlığı muhakkak ilginizi çekecektir.

Foça bütün bu güzelliklerin, umut ve tedirginliklerin tam ortasında yüzyıllardır havasıyla, iklimi ile birçok ziyaretçinin seyahat rotasıdır. Mavinin en güzeli deniz ve gökyüzü kucaklaşı, turuncunun en güzel hali güneşi batırıyorlar. Sırtınızı yeşilin en güzeline verdiğinizde, yaşadığınız doyum unutulmaz oluyor. Foça’da denizi koklamak, huzur bulmak keyifli bir Ege türküsü gibidir.

DEĞERLENDİRME
1887
Sonraki İçerikFoça Gezilecek Yerler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here